J. S. Bach’ın Çello Süitlerine İlişkin Bir Literatür İncelemesi

Evin Erden Topoğlu

Öz: J. S. Bach’ın eserleri el yazması veya kopya durumunda olup bu eserlerin bir kısmı kaybolmuştur. Bu durum, bestecinin ne istediğinin tam olarak bilinememesine neden olmakta ve eserlerinin yorumlanmasını daha da zorlaştırmaktadır. J. S. Bach’ın Çello Süitlerinin günümüze kadar ulaşan dört kopya el yazması bulunmaktadır. Bu eserlere ilişkin günümüze kadar ulaşmış otograf olan tek kaynak ise 5. süitin lavta transkripsiyonudur. Bu süitlerin otograflarının kayıp olması nedeniyle, ne zaman ve ne sürede yazıldıkları ancak tahminlere dayanmaktadır. Hakkında sahip olunan bilgilerin kısıtlı olması bir taraftan eserlerin yorumlanması konusunda belirsizliklere yol açsa da diğer taraftan zengin bir yorumlama anlayışı fırsatı sunmuştur. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı barok dönem içerisinde ve günümüzde J. S. Bach’ın çello süitlerinin yerini irdeleyerek bu eserlere ilişkin literatürü incelemektir.

Anahtar kelimeler: J. S. Bach, Çello süitleri, El yazmaları.

A Literature Review of J. S. Bach’s Cello Suites

Abstract: The works of J. S. Bach are autographs or copies and some of them are lost. In this sense it is much more difficult for performers to know what the composer exactly wants. There are four manuscripts of J.S. Bach Cello Suites that has survived. The only source that has been reached to the present day is the autograph of the 5th suite’s lute transcription. Due to the missing autographs of these suites, when and for how long they were written is based on estimates. Limited and mysterious knowledge of these works cause uncertainty about the interpretation, but on the other hand, it offered a substantial sense of interpretation. In this sense, the aim of this study is to examine the literature about the role of the J. S. Bach cello suites in the Baroque period and in the present.

Keywords: J. S. Bach, Cello suites, Manuscripts.

Evin Erden Topoğlu
DOI: 10.29224/insanveinsan.491111
Yıl 6, Sayı 20, Bahar 2019


Tam metin / Full text
(Türkçe)

250 İndirme


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Terörle Mücadele Kanunu’na Göre Mutlak ve Nispi Terör Suçları

Faruk Y. Turinay

Öz: Terör kavramı gerek ulusal gerekse uluslararası bağlamda tanımlanması güç bir kavram olarak bilinmektedir. Aynı zorluk, terör örgütü, terör amaçlı örgütlenme suçu teşkil eden fiiller ve terör suçlarının kanuni tanımları hususunda da mevcuttur. Bu çalışmada terör suçu kavramı, mutlak terör suçu ve nispi terör suçu Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde ele alınmaktadır. Çalışmanın birinci bölümü, terör suçu kavramı ile mutlak terör suçu ve nispi terör suçu arasındaki farklara yönelik genel bir yaklaşıma yer vermektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde Türk Ceza Kanunu’ndaki mutlak terör suçları – Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma, anayasayı ihlal, yasama organına karşı suç, hükümete karşı suç, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silâhlı isyan, silahlı örgüt, silah sağlama, yabancı hizmetine askere yazma, yazılma ve Cumhurbaşkanına suikast- Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde değerlendirilmektedir. Nispi terör suçlarının kavramsal ve hukuki çerçevesi ise son bölümün konusunu oluşturmaktadır.

Anahtar kelimeler: Mutlak terör suçları, Nispi terör suçları, Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu.

The Absolute and Relative Crimes of Terrorism according to the Turkish Counter Terrorism Law

Abstract: The phenomenon of terrorism is known as a concept which is hardly defined in the national and international contexts. We come across with this difficulty in defining by laws the terrorist association, the acts which create the crime of terrorist association and the crimes of terrorism. In this study, the concept of the crime of terrorism as defined in the framework of Turkish Counter Terrorism Law is mentioned as the absolute crimes of terrorism and the relative crimes of terrorism. The first part of this study deals with the concept of the crime of terrorism and a general approach to the differences between the absolute crimes of terrorism and the relative crimes of terrorism. In the second part of this study, the absolute crimes of terrorism in the Turkish Penal Code – Disrupting the Unity and Integrity of the State, Destruction of Military Facilities and Conspiracy which Benefits Enemy Military Movements, Violation of the Constitution, Offences against the Legislative Body, Offences against the Government, Armed Revolt against the Government of Turkish Republic, Armed Organisation, Supplying Arms, Enlistment of Soldiers in Foreign Service, Assasionation of the President and the crime of terrorist organization- are examined according to the Turkish Counter Terrorism Law. The conceptual and legal framework of the relative crimes of terrorism is mentioned in the last part of the study.

Keywords: Absolute crimes of terrorism, The relative crimes of terrorism, Turkish Counter Terrorism Law, Turkish Penal Code.

Faruk Y. Turinay
DOI: 10.29224/insanveinsan.450796
Yıl 6, Sayı 20, Bahar 2019


Tam metin / Full text
(Türkçe)

225 İndirme


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Gelişmiş Batı Demokrasilerinde Sivil-Asker İlişkilerine Dair Farklı Çözümler

Mutlu Yıldırım

Öz: Demokrasi, siyasal katılım, özgürlük, insan hakları, eşitlik gibi temel evrensel değerlere dayanan, bugünün çoğunluğunun yarının azınlığına dönüşebileceği, azınlığın haklarının çoğunluk hakları kadar tanındığı bir yönetim biçimidir. Bugün siyasi yelpazenin farklı kesitlerini temsil etmesine rağmen, demokratik olduğunu iddia etmeyen bir rejim bulmak oldukça güçtür. Ancak o kadar geniş bir alanı etkisi altına almasına rağmen demokrasi üzerinde yapılan tartışmalar nihayete ermemiş, ortak kabul gören bir demokrasi modeli benimsenmemiştir. Ülkelerin farklı sivil-asker ilişkileri tecrübeleri ile toplumsal yapıları birbirinden farklı demokratik sistemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak en son kertede özellikle gelişmiş Batı ülkelerin evrensel demokratik ilkelerin kabul gördüğü bir sisteme evrilmesine, sivil-asker ilişkilerinde katetmiş oldukları mesafe ve sahip oldukları siyasi kültür katkı sağlamıştır. Bu çalışma, gelişmiş Batı ülkelerin farklı sivil-asker ilişkileri tecrübelerine ışık tutarak ortak, pekişmiş bir demokrasi kültürüne sahip olduklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Anahtar kelimeler: Siyaset, Demokrasi, Batı ülkeleri, Sivil, Asker.

Different Solutions for Civil-Military Relations in Advanced Western Democracies

Abstract: Democracy is a form of government based on basic universal values such as political participation, freedom, human rights, equality, where the today’s majority can turn into the future’s minority, as well as the majority rights of minority rights. Although today it does not represent the different sections of the political faction, it is very difficult to find a regime that does not claim to be democratic. Despite the fact that such a large area has been influenced, however, the debate on democracy has not been adopted as a model of democracy that has not been finalized. The experiences of the different civil-military relations of the countries and the social structures led to the emergence of different democratic systems. But at the last point, especially in the case of developed Western countries evolving into a system of universal democratic principles accepted, the distance they have gained in civil-military relations and the political culture they have contributed. This study aims to show that developed Western countries have a common, reinforced democracy culture by shedding light on the experiences of different civil-military relations.

Keywords: Politics, Democracy, Western countries, Civil, Military.

Mutlu Yıldırım
DOI: 10.29224/insanveinsan.427719
Yıl 6, Sayı 20, Bahar 2019


Tam metin / Full text
(Türkçe)

233 İndirme


Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.