29. Sayı: Cumhuriyet Döneminde Ordu ve Siyaset

Sayı 29
Sayı konusu: Cumhuriyet Döneminde Ordu ve Siyaset
Sayı editörü: Doç. Dr. Cengiz Sunay
Yayın tarihi: Temmuz 2021
Yazı göndermek için son tarih: 31 Mart 2021

Konu Çerçevesi

Türkiye’de, siyasal hayatın; yönü, seyri ve biçimlenişi noktasındaki en temel belirleyici olgunun askeri darbeler ve darbe sonrasında yeniden hizaya sokulmaya çalışılan toplumsal kesimler olduğu biliniyor. Sivil-asker ilişkilerinin cereyan tarzı konusunda, dünyanın diğer coğrafyalarındaki benzeri gelişmelerle karşılaştırıldığında, Türkiye’nin; özellikle, imparatorluğun tasfiyesi sonrasında, hâkim olan paradigmanın çizdiği tablonun aksine, militer inisiyatifin biçimlendirdiği bir genetiğe sahip olduğu da iddia ediliyor.

Kurucu kadronun asker oluşu, zamanın ruhuyla içkin, tek partili rejimin kurumlaşması neticesinde dış gelişmelerden izole olamamanın yarattığı tabii akışın, öteden beri mevcut olan örgütlenmiş rekabete açık rejim özlemiyle birleştiğinde, geçilen çok partili yaşam; dile gelmeye başlayan toplumsal taleplere duyarlılığın, kaybedenleri nezdinde; 27 Mayıs 1960’da hükümetin devrilmesiyle sonuçlanan bir müdahale zeminini de yarattığı gözleniyor.

27 Mayıs 1960; yeni anayasa ve anayasanın henüz dumanı tüterken girişilen 22 Şubat 1962 ve 21-22 Mayıs 1963 tarihli darbe girişimleri, cumhuriyet dönemi darbeler zincirinin ilk halkaları oluyorlardı. 12 Mart 1971’in ise 9 Mart 1971’de yapılması kararlaştırılan darbenin kapsamı ortaya çıkarıldığında, adeta ehven-i şer hükmünde olduğu tespiti, çok da yersiz sayılamazdı. 12 Eylül 1980 darbesi ise yetmişlerin cadı kazanı dehşetiyle örtüşen bir sertlikte gerçekleşen tam anlamıyla bir felaket görüntüsü vermektedir.

28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu Toplantısıyla özdeşleşen ve darbeler tarihinin post unvanlı müdahalesi ise, belli oranda sivil ve külliyen askerin işbirliğiyle gerçekleşen, beş yıllık sürekliliğe sahip; ilginç bir süreci ifade ediyordu. 27 Nisan 2007 tarihli e-muhtıra; arkasından, Ergenekon ve Balyoz ismi altında yürütülen ve ordu içindeki darbecilerin cürm-ü meşhut halinde yakalandıkları iddiasının ifşasıyla sürdürülen davalar ise, sonu; 15 Temmuz 2016’da neticelenen bambaşka ve alışılmadık bir darbe girişimiyle sonuçlanıyordu.

Bu sayıda, 27 Mayıs öncesi ve sonrası; parlamento dışı muhalefet odaklarının sıkça müracaat ettikleri ordu ve politika tartışmalarının altmışlı yıllar boyunca izlediği seyri konu alan çalışmalar beklenmektedir. Bunun yanı sıra;  12 Mart’a gidiş ve sonrası; 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan, orduya kumpas davaları: ordu içinde başta FETÖ olmak üzere örgütlenmeye çalışan grupları konu alan 15 Temmuz’a ilişkin çalışmalar da yayınlanacaktır. Yazarlarımızın, dergimizin yayın ilkeleri ve yazım koşullarını dikkate alarak kaleme alacakları makalelerini bekliyoruz.